İki Gün Geçer

ödün vermez biçimde hırslı olan karısı tarafından yönetilse de, karısının hainliği, umutsuzluğuve kötü sonu yine de Macbeth’in yazgısının yanında çarpıcı bir biçimde önemsiz görünecektir (5.3-4). Lady Macbeth, cadılar ve demonik güçler, aşkın bir kötülüğün merhametsiz akışında birleşerek, başta Duncan, Lady Macduff ve çocukları olmak üzere, tüm kara yazgılı ülkeyi kasıp kavuracaktır. Macbeth’i kendi felaketine sürükleyen de olayların bu meşum akışıdır. Tıpkı Faustus gibi Macbeth de kendi gururu ve tutkularının tutsağı durumı.ındadır; bir kez kendini günah işlemeye kaptırdıktan sonra, artık kendini kurtarabilmesi mümkün değildir; umarsızca kendi vicdanını dinlemeye ve nedamet getirmeye çalışır, ancak tıpkı Faustus’un Mephistopheles tarafından günaha sürüklenmesi gibi, o da Lady Macbeth tarafından işlediği suçları sürdürmeye zorlanacaktır (5.3.22-38). Faustus gibi, Macbeth’in de son günahı umutsuzluktur, tıpkı ilk günahının kibir olması gibi (5.3.22-28). Büyük bir karamsarlığı yansıtan “yarın, yarından sonra bir yarın daha” tiradı (5. 5. 19-28), lblis’in bizlerde uyandırmaktan en çok zevk aldığı zihin durumu olan o donuk, ilgisini yitirmiş umutsuzluk ve anlamsızlık duygusunun kusursuz bir dışavurumudur. Bir ozan olarak Tanrı’nın yarattığı dünya, Macbeth için de, lblis için de aynıdır, “Bir aptalın anlattığı masal, kuru gürültüler ve deli saçmalarıyla dolu, hiçbir anlamı olmayan” (5.4.19-28).

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*